01 6 / 2012
Dün gece evde kalabalık takılırken çalmaları için yalvardığım bu şarkıyı çalmayan dostlarıma geliyor.. Shakira - Addicted To You (shakiraVEVO tarafından)
31 5 / 2012
Hayatın Renkleri?
Beni tanıyanlar bilir enerji işleriyle epey ilgiliyimdir. Öyle ki çoğu zaman ortamlarda “deli” damgası yemeye göz yumar oldum. Bizde enerji işi kalıtımsal. Annem daha “secret” kitabı çıkmadan doğal bir secretçıydı. Halalarım deseniz İzmir büyücüleri.. Armudun da dibine düşmesi normal.
Aslında enerji işleriyle ilgili epey bilgi sahibiyim ve epey anlatacak konum var çünkü çok okurum, çok araştırırım, çok uygularım. Bu iş biraz pokemonların mantığı gibi, kullandıkça artar gücün. Ben de mümkün olduğunca aktif olmaya çalışıyorum bu işlerde.
Sık sık uğradığım Bilgi Paylaşım Derneği diye bir yer var Taksim’de. Çok keyifli seminerlerin, eğitimlerin ve uygulamaların yapıldığı bir yer. Geçenlerde aradığımda “Mark” diye birinin geldiğini ve muhakkak seans yapmamı tavsiye ettiklerini söylediler ben de kaçırır mıyım hemen aldım randevuyu 1 ay önceden. Bakmayın Mark epey yoğun bir insan, saat 20.00’de normalde seans vermezken benim ısrarcı tavrıma dayanamadılar. Ama bence çok da iyi ettiler çünkü seansta onlarda benim kadar keyif aldı J
Mark ve Philip özellikle renkler üzerine seans yapıyorlar. Hayatınızda yaşadığınız olumlu veya olumsuz gelişmeleri, hayatınızdaki engelleri, korkularınızı ve başarıya nasıl ulaşabileceğinizi hep renklerle ortaya çıkarıyorlar. Öncelikle adını soyadını ve doğum tarihini alıp bunlar kesiştiğinde ortaya hangi rengin çıktığını söylüyorlar bu sırada da sizden farklı renklerdeki kartları isteğinize göre sıraya dizmenizi söylüyorlar. Benim hayatımın rengi “turuncu” çıktı ve ne tesadüf ki kartlar arasında ilk seçtiğim renk de turuncuydu. Genelde kıyafetlerimde turuncuyu tercih etmem ama turuncunun enerjisine de gerçekten inanırım. Mark ve Philip bana 2 saat boyunca hayatımla ilgili bir çok detay verdiler. Turuncu renkteki kişilerin çok insanlarla iletişim içinde olma gereksinimi duyduklarını, çok duygulu, hisli, aile insanı olduklarını ve tabiki mistik olduklarını anlattılar. 
2 saat içerisinde bazen benimle ilgili öyle detaylar anlattılar ki gözlerim doldu.
Seanstan çıkarken birbirimize mail adreslerimizi verdik ve bundan böyle renklerle ilgili onlara herşeyi danışabileceğim konusunda söz aldım. Onlarla tanışmak bile çok keyifli bir tecrübeydi.
Mark ve Philip cumartesi-Pazar Bilgi Paylaşım merkezinde renklerle bereket çalışması yapacaklarmış ve duyduğum kadarıyla kesin sonuç vaat ediyorlarmış. Ben maalesef gidemiyorum ama gidebilecek varsa tavsiye ederim. Ne dersiniz belki zengin insanlar renklerini doğru seçen insanlardır.
PS:Bu yazı hiçbir şekilde Bilgi Paylaşım Derneği’nin ve Mark&Philip’in reklamlarını içermez. Tamamen deneyim paylaşmaya yönelik bir yazıdır.
Bilgi Paylaşım Derneği hakkında bilgi almak için: http://www.bilgipaylasim.org/
Mark ve Philip hakkında bilgi almak için: http://www.colourforlife.net/

Permalink 1 note
11 5 / 2012
Bu sene bu da İstanbul’a geliyor ya dahada bişey demiyorum! hiçbişey bilmiyosanız da bu müzik ayıltır. Oi Va Voi - Refugee
(Source: youtube.com)
Permalink 2 notes
03 5 / 2012
Mesela benim böyle bir poz verebilmem için çok ciddi bir ücret almış olmam gerekir. Bu kadar hayvan sevdalısı, bu kadar hayvan hakları savunucusu sen tut tavuk ve horozdan kork. Evet korkuyorum yani napabilirim. Ama bu korkumla birlikte psikologların “çocukluğunuza inmemiz gerekiyor” cümlesinin doğruluğuna inanmış oldum. Gerçekten daha yürümeyi yeni öğrenirken babam tavukçuluk işiyle de uğraşırmış. Bir gün beni çiftliğe götürmüşler. Meğersem tavuk ve horozların sulukları kırmızı olduğu için algıladıkları tek renk de kırmızıymış. Annemin de o gün bana kırmızı çizme giydireceği tutmuş. Sonra ne olsa beğenirsiniz? Bütün ortada yemlenen tavuk ve horozlar ayağıma üşüşmüş. O gün bugündür ne zaman tavuk görsem sanki etrafımı sarıp beni gagalıycaklar zannediyorum. İşin garibi ben o anı kesinlikle hatırlamıyorum, annem daha bir kaç yıl önce hatırladı bu olayı. Neyse yani şu yukarıdaki fotoğrafa bakmak bile beni fenalık geçirtebiliyor. Hayvan düşkünlüğüm ve koruyuculuğumun yanında vejeteryan yanlısı değilim ama sanırım tavuklar bana sadece tabakta sempatik geliyor :/
Öptüms.
(via neylan)
Permalink 279 notes
30 4 / 2012
Hala dinledikçe dinleten şarkı,bi de Pink’in gerçekten Pinky olduğu dönemler. Pink - Most Girls
(Source: youtube.com)
27 4 / 2012
Mutluluk !
Bazen düşünüyorum, hepimiz ucundan bir yerinden mutluluğun peşindeysek eğer, bu mutsuzluklar niye? Dün bana dedi ki, “mutlu hayat diye bir şey yoktur, mutlu anlar vardır” ona da birisi söylemiş bunu. Düşündük ve çok mantıklı geldi. Benim çok mutlu hayatım var diyen insanın sadece hayatındaki mutluluk parselleri sizinkinden daha geniştir. Ve en önemlisi bence o insan hayatında mutluluğa yer ayırmıştır. Hiç düşündünüz mü belkide mutluluğa hayatınızda yer açmadığınız için mutsuzsunuz. Ya da mutlu olmanın çok peşinde koştuğunuz için artık neyin mutluluk olduğunu fark edemez oldunuz. Mutlulukla ilgili en güzel kısım; Benim mutluluğum “o”ysa sizin ki “bu” olabilir. Ve hala Abidin bile çizememişken mutluluğun resmini, siz kendinize göre bir mutluluk yaratabilirsiniz. Yani şanslısınız. Şanslısınız çünkü, mutluluk hala soyut ve hala göreceli.



